Bayram Sevinci Acıya Dönüşmesin
Bayram yine kapımızda…
Kimi memlekete, kimi anne-baba ocağına, kimi yıllardır göremediği sevdiklerine doğru yola çıkıyor. Otogarlar doluyor, şehirlerarası yollar hareketleniyor, araçların bagajlarına hediyelerle birlikte hasret de yükleniyor.
Ama ne yazık ki her bayram sevincinin gölgesinde bir başka acı da büyüyor: trafik kazaları…
Her yıl aynı manzaraları görüyoruz. Bir tarafta bayramlaşma görüntüleri, diğer tarafta siren sesleri… Oysa hiçbir kavuşma, bir can kaybından daha önemli değildir. Birkaç saat erken varmak için yapılan hız, uykusuz direksiyon başına geçmek, hatalı sollama ya da dikkatsizlik; nice ocağa ateş düşürüyor.
Özellikle uzun yola çıkacak sürücüler için en büyük tehlike yorgunluk. İnsan bazen direksiyon başında sadece gözlerini değil, dikkati ve reflekslerini de kaybediyor. Bu yüzden mola vermek bir tercih değil, zorunluluktur.
Unutulmamalıdır ki emniyet kemeri sadece sürücünün değil, araçtaki herkesin hayatını korur. Cep telefonuna birkaç saniyelik bakış bile dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.
Bayram; kavuşmanın, paylaşmanın ve sevincin adıdır. Bu sevincin gözyaşına dönüşmemesi için biraz sabır, biraz dikkat ve biraz anlayış yeterlidir.
Yollar bizi sevdiklerimize götürsün, mezarlıklara değil…
Bu bayramda en güzel haber; herkesin sağ salim evine ulaşması olsun.
Diğer Yazarlar
